29 Ekim 2013

Yogada Neyi Ne Amaçla Yapıyoruz

Son zamanlarda yoga ülkemizde tartışılan bir konu haline geldi, konunun masaya yatırılması ve bu kadar ilgi görmesi ne kadar güzel bir gelişme. 13 yılı devirdiğim yoga konusunda bir kaç cümle yazmam böylece zorunlu hale geldi - gerçi yazmaya başlayınca bir kaç kelimeyi aştım:). 

Makale boyunca cevabını arayacağımız esas soru şu: "Merkezinizde diğer merkezlere kıyasla bir çok farklı seans görüyorum, tüm bunlardan hangisini yapmalıyım ve tüm bunları bana neden yaptırıyorsunuz?"

Siz kimsiniz ve ne iş yaparsınız
Dört farklı işle meşgulüz: 
  1. Yoga Uygulama Seansları: İstanbul Yoga Merkezi'nde düzenlediğimiz seanslar temsil ettiğimiz akademik yoga universitesi (www.svyasa.edu.in) tarafından önerilen uygulamalardır, her biri klinik araştırma ile desteklenmektedir. (Tıkla: Günlük yoga seansları)
  2. Eğitmenlik Programları: Düzenlediğimiz programları öğrenerek evinde uygulamak isteyen ya da eğitmen olmak isteyenler için de, aynı üniversitenin eğitim programlarını düzenliyoruz ( Tıkla: yoga eğitmenliği sertifika programı - hamile yogası eğitmenliği sertifika programı - yoga terapi yüksek lisans programı). 
  3. Yayınevi: Purnam Yayınları isminde bir yayınevimiz var ve bu yayınevi üzerinden yoga felsefesi ve uygulamaları konusunda kült kitapları ve temel yoga metinlerini yayınlıyoruz. (Tıkla: Purnam Yayınları)
  4. Yoga Tatilleri: Hindistan'da temsil ettiğimiz yoga üniversitesine her yıl isteyenleri götürüyor ve sabah 5'ten akşam 10'a dek yoga uygulamaları ile iki hafta geçiriyoruz. (Tıkla: Yoga Tatilleri)
Temel Metinler Hint kaynaklı olduğuna göre, bunlar 'hindu' metinler değil mi? O halde kaynağı Hindistan olan yoganın amacı nedir?
Bu metinleri "hindu" metinler olarak görmüyoruz, ele almıyoruz, zira yoga Hindistan'da da konuyu tapınma değil, felsefi boyutundan alır ve kişinin  "mükemmel insana" nasıl dönüşebileceğiyle ilgilenir. 
Yoga görüşüne göre “mükemmel insan” yani "aydınlanmış kişi" her şeydeki birliği, ayniliği gören ve (görünen (madde dunyasi) ve görünmeyen (düşünce planı) evrende) çokluk diye bir şey olmadığını idrak eden kişidir. Bu yolda yürüyen, aydınlanma amacı güden kişi “ruhlar” diye bir kavram olmadığını, tek bir Ruh, tek bir Gerçek olduğunu, herşeyin BİR olduğunu idrake çalışan kişidir. Böylece tekamülün son aşamasına ulaşmaya çabalar.
Elbette bu anlattıklarım yoganın "nihai" hedefidir, metinler bunu söyler. Bunun anlaşılması ve daha geniş perspektiften yogaya bakılması için bu bilgilerin öğrenilmesi (duyarak, okuyarak, görerek), daha sonra uygulanması ve en sonunda idrak edilmesi istenir. 
Kabul edersiniz ki iki duruş, bir nefes çalışması yapıldı diye bu idrakin uyanması biraz naif bir beklentidir! Ama tüm yoga uygulamalarının üstatlarca salık verilmesinin nihai amacı budur. Bu amaca ulaşmak uzun solukludur ve yaşamlar boyu süren bir uğraş gerektirir (yogada reenkarnasyon görüşü olduğunu söylemek isterim) ve kişinin yaşamlar boyu - bir önceki yaşamda yaptıklarını anımsamasa da, kaldığı yerden devam ettiği ifade edilir, böylece kişi yaptığı yoga uygulamalarıyla tekamülünü hızlandırır. Yoga felsefesinin özüne ait teori budur.

Peki o halde yoga uygulaması yapan kişilerin hepsi bu amacı mı güder? Elbette hayır, uygulayıcıların ezici çoğunluğu daha kısa-orta vadeli sonuç peşindedir. Zira bu nihai hedefe ulaşmak icin önerilen yoga uygulamaları aynı zamanda bedensel-nefessel-akılsal ve ruhsal bütünlük sağladığı için kişilik gelişimine fayda sağlar ve günlük yaşamdaki strese karşı duyarlılığı azaltır.

Peki tüm bu farklı uygulamaların kısa ve orta vadeli sonuçları neler?
Yukarıda verdiğimiz perspektifle baktığınız zaman yoga bir spor değildir, ama spor etkisi gösterir. Spora kıyasla daha bütünsel bir bakışa sahiptir, buna "bütünsel yoga anlayışı" denmektedir. Aşağıda her bir seviyedeki faydasını ve bu uygulamaların kendi merkezimizde hangi seanslarla uygulattırıldığını açıkladım: 

Bedensel faydası: 
  • Sağlıklı beslenmeyi (organik ve mümkünse vejetaryen, slow-food, alkolün sigaranın olmadığı ya da azaltıldığı bir beslenme çeşidi) önerir, bu nedenle merkezimizde vejetaryen ürünlerin bulunduğu Devi Cafe isminde bir dinlenme salonumuz var. 
  • Kişiyi bedenen hareket etmeye (yoga duruslari) davet eder, böylece bedensel olarak kişi dinçlesir, fazla kilolarını ve kaslarda birikmis stresi atar ve kas-iskelet sistemi tonlanır, diğer yandan iç organların faaliyeti düzenlenir. Bu seansların ismi "yoga seansı" diye geçer. Bu tür seanslar yoga merkezlerinde farklı isimler (yin, anusara, aştanga vinyasa, kundalini vs gibi) altında yaptırılır ve aslında hepsi aynı amacı güder, fark stil farkıdır. Biz Vazişta stilinde uygulama yaptırıyoruz, yani zorlamadan, herkesin yapabileceği ölçüde başlangıç-orta seviye duruşlardan oluşan standart seanslarımız var. Seanslarımızda seviye yok, seans içinde duruşu alternatifleriyle tarif ettiğimiz için herkes "mevcut seviyesine" göre seansa katılabiliyor. (Tıkla: Sağlıklı Erişkinler için yoga seansı - temel metni: Hatha Yoga Pradipikayı blogda oku)
Nefessel Faydası: 
Akılsal Faydası:
  • Akılsal sakinlik için önerilen yol içe dönüş teknikleri (pratyahara) ve meditasyondur (dharana-dhyana). Bu kişinin aklının uyuşturulması için değil, kafa karışıklığının giderilmesiyle aklın sakinleşip, uyarılması içindir.
  1. İçe dönüş (pratyahara) çalışmaları duyu organlarınin dışa değil içe döndürülmesi tekniğidir. Örneğin gözlerin kapatılmasıyla, gözü uyaran nesnelerden uzaklaşılır ya da içsel bir sesin dinlenmesiyle (bu bir mantra -Om hecesi gibi bir söz- de olabilir, nefesinizin ya da kalbinizin sesi de olabilir, vb) kulaklar dış uyarılara kapatılır. Bunu yorucu bir günün ardından sakinleşmek için sessiz mekanlara gitme ihtiyacımıza benzetebiliriz... Bu sessiz yer arayışındaki kişiler de aşırı uyarılan duyu organlarını dinlendirmek icin içgüdüsel olarak aynı teknigi uygular. Aklı Okuma tekniği adı verdiğimiz teknik bu amaca hizmet eder. (Tıkla: Aklı Okuma tekniği seansı ve Om meditasyonu temel metni Mandukya Upanişadı blogda oku)
  2. Yogada önerilen meditasyonu (dharana-dhyana) uygulayan kişiler işlerinde daha başarılı, daha keskin zekalı, daha iyi bir hafızaya sahip ve daha çalışkan kişiler haline gelir - bu tıpkı kaybettiğiniz bir anahtarı panik icinde (yani akıl karmaşa halindeyken) arayıp bulamazken, iyi bir uyku çektikten sonra (yani akıl sakinleştikten sonra) nereye koyduğunuzu hatırlamanıza benzer - akıl sakin olduğu için doğru düşünebilir ve kendi çözümünü yaratabilir  - zira tüm medeniyeti yaratan akıl azimsanamayacak kadar yeteneklidir. Bunun için merkezimizde Pranik Enerji Şifa Meditasyonu seansı düzenlenmektedir, ayrıca bunu evde yapılabilmesi için bir CD olarak da yayınladık. (Tıkla: Pranik Enerji Şifa Meditasyonu seansı/ Pranik Enerji Şifa Meditasyonu CD)
Su ana kadar açıkladığım konular Raja yoga adı verilen yoga akımına aittir ve genelde yoga merkezlerinde yaptırılan uygulamaların amacını açıklar. (Tıkla: Swami Vivekananda'nın Raja Yoga - Aklın Sırrı isimli kitabı - Temel metni: Patancali'nin Yoga Sutralarını blogda oku - Temel metin Patancali'nin Yoga Sutrasını Swami Vivekananda'nın yorumlarıyla oku) Biz konuyu "bütünsel" incelediğimiz için burada bırakmıyoruz...

Zihinsel faydası:
Ancak tüm bunların yapılabilmesi "bilgi" işidir, bilinmeyen bir şey yapılamaz. Bu, "felsefe konusunda bilgi sahibi olarak" aşılır ve bu Jnana Yoganın (bilgi yogası akımı) konusudur. Jnana Yoga temelinde Advaita Vedanta felsefesine dayanır; temel olarak Upanişadları, Bhagavad Gitayı ve Brahma'nın Sutralarını alır. 
Bu bilgi işitilebilir (örnegin her hafta düzenlediğimiz felsefe sohbetleri seansları ile), okunabilir (yoga felsefesine ait kitaplarla – Purnam Yayınlarını kurma amacimiz budur), ya da başka kişilerin yaptıkları gözlemlenebilir (örnegin bulabildiyseniz bir gurunun yaşam şeklini gozlemlemek ve ona öykünmek için onunla vakit geçirmek gibi). (Tıkla: haftalık felsefe sohbetleri seansı ve Swami Vivekananda'nın Jnana Yoga kitabı - Advaita Vedantanın felsefi özünü anlatan temel kitap Adi Şankaraçarya'nın Aydınlanmanın Yogası kitabı - İşa Upanişad'ı blogda oku , Mandukya Upanişadı blogda oku)
Türkiyede bizim farkında olduğumuz bir guru olmadığı icin, hevesliler için ilk iki secenek açıktır, üçüncü seçenek için daha cok Hindistan'a seyahat etmek gerekir. Böylece Hindistan'a neden geziler düzenlendigi de açığa kavuşmuş olur; yoga tatillerinin maksadı Tac Mahal'i görmek degil, oradaki öğretmenlerle karşılaşmak, onlardan feyz alabilmektir. (Tıkla: Hindistan yoga tatilleri)

Günlük hayata yogayı uyarlama:
Tüm öğrenilen bilgi sadece kağıt üstünde kalıyorsa, ya da sadece haftada 2 saat yoga seansı yapılırken hayata geçiyor "yüzümüzde gülücükler açıyor" (Dr. Jekyll hali), kalan tüm gün ve saatlerde "eski, alışılagelmiş karaktere" geri dönüyorsak (Mr Hyde sendromu!!!), yoganın kişilik gelişimine bir faydası olduğunu söyleyebilir miyiz?  

Yoga bilgisini günlük hayatta uygulayabilmek icin "karma yoga" adı verilen ve kişinin nasıl bir tavırla fiilde bulunması gerektiği ile ilgili öneriler veren bir akım bu konuya çözüm sunar. Böylece salonda yapılan bir dizi uygulama sonrası sakinleşen bedenin ve aklın, günlük hayat stresi altında nasıl tekrar "gergin hale" gelmesinin önleneceği anlatılır. 
Burada doğru iş, doğru eş, doğru statü vs gibi tanımlamalar, tarifler, listeler yoktur - yoga metinleri bunlara karışmaz, metinlerde hangi doğru tavırda kalınırsa herhangi bir iş, herhangi bir yaşam şekli, herhangi bir statünün "yogik hale" geleceği anlatılır. Yani kişi doğru tavrı benimsediği sürece, hayatta istedigi herhangi bir şeyi yapabilir ve bu yaptıkları yogadaki uygulamalarına tezat oluşturmaz! Karma Yoga ile ilgili temel metin yine Bhagavad Gita'dır. (Tıkla: felsefe sohbetleri seansı , Purnam Yayınları Varoluşun Yogası ve Swami Vivekananda'nın Fiilin Sırrı - Karma Yoga isimli kitabı).

Duygu Yönetimi:

Kişinin duygularını yönetebilmesi için Bhakti Yoga isimli yoga akımı devreye girer. Bhakti yoga "din" şüphelerinin başlangıç noktasını oluşturur çünkü "inançtan ve "adanmadan" bahseder. Ancak inançtan kast edilen yoga bilgisine duyulan güvendir. Herhangi bir şeyin yapılabilmesi için o konuya inancımızın olması gerekir, inanmadığımız şeyleriyse yapmadığımızı görürüz. Bu nedenle inanç önemlidir.
Adanma ise bir dini icerik icerebilir veya icermez, yoga felsefi metinleri bununla ilgilenmez; çünkü bhakti yogada amaç kişide baskın olan negatif duyguların (kıskançlık, öfke, nefret gibi) yerine olumlu duyguların (sevgi, hayranlık, şefkat gibi) konmasıdır. Bu duygulari kişi içinde uyandırabilmek için, isterse dini bir yol tercih eder (kendi dini her ne söylüyorsa buna uygun davranması istenir, böylece "Yaratan" sevilir), ya da isterse diğer yolları tercih eder (hayırsever isler yapmak gibi faaliyetlerle "yaratılan sevilir"). 
Bir din üzerinden yürümeyi tercih eden kişilere, Bhakti Yoga metinleri din değişimini salık vermez, zira burada amaç duygunun uyandırılmasıdır ve herkesin ait oldugu mevcut dinle ilgili bir olumlu “hissiyatı” zaten vardır. Bu hissiyatı geliştirmek, yeni bir dine geçip, baştan başlamaya kıyasla daha kolaydır ve daha çabuk fayda verir. Bhakti Yoganın temel metni (sevginin Tanrı'ya yönlendirilmesini öneren) Narada'nın Bhakti Sutralarıdır. Metin okunduğunda sadece Tanrı'ya adanmadan bahsedildiği ama Tanrıya bu veya şu ismin verilmediği görülür.
Bu nedenle bhakti yoga metinleri –din üzerinden yürümek isteyenlere- yeni bir din propogandası yapmadığı gibi, aslında kişiyi kendi dinine yönlendirir. (Tıkla: haftalık felsefe sohbetleri , Purnam yayınlarından çıkan Swami Vivekananda'nın Bhakti Yoga Sevgi Yogası isimli kitabı ve Bloğumuzdan okunabilecek Narada'nın Bhakti Sutraları )

Hala şüpheliyim, Bhagavad Gita yogadaki temel metinlerden biri deniyor, ama bu bir Hindu metin...
Bhagavad Gita gibi metinlerin ayni zamanda Hinduizmin temel metinlerinden olduğu doğrudur - yani hem yogi (yoga yapan kisi) hem de Hindu aynı metni inceler, fakat bakış açısı farklıdır. 
Bu bakış açısını kısaca özetlersek; bir Hindu Bhagavad Gita'da öğretiyi veren Krişna'ya "Tanrı" gözüyle bakıp ona sığınırken, bir yogi Krişna'ya öğretmen (guru) gözüyle bakar ve tavsiyelerini öğrenip “onun gibi mükemmel bir insan" olmaya çalışır. (Tıkla: Bhagavad Gita)
Merkezinizde seanstan önce ve sonra bazı mantralar okunuyormuş, bunlar nedir?
Evet, merkezimizde seanslara "sanskritçe" bir mantra ile başlayıp, başka bir "sanskritçe" mantra ile bitiriyoruz. Dışarıdan -bilmeyen bir gözle- bakıldığında durum "şüphe" uyandırabilse de :), maksadımızın ne olduğunu bize gelen tüm öğrenciler bilir. 
Merkezimizdeki duvar panosunda yazılı tuttuğumuz mantraların türkçe açıklamaları huzur mesajı vermektedir ve bu mantraları kullanma sebebimiz aklın sakinleşmesi için bir tür şartlanma yaratmaktır. Dileyenler, bu mantra anlamları ve okunuşları için aşağıdaki adresleri ziyaret edebilir. (Tıkla: açılış mantrası ve kapanış mantrası)

Bazı merkezlere bakıyorum; kıyafetler tek örnek ya da yoga yapan kişiler bol bol dövmeli, hint kıyafetleri giyiyorlar ya da isimlendiremediğim bir "marjinallikleri" var. Neden sizde bunlar yok?
Bizim görüşümüze göre, yoga dışsal değil içsel bir yolculuktur, bu nedenle dışsal bir alamet-i farikaya ihtiyacınız yoktur! Yoga metinlerinde de kültürel bir ihracattan bahsedilmez. Giydiğiniz mevcut kıyafetler Hint kıyafetleri ve şalları ile birebir aynı amacı güder; bedeni örter ve sizi sıcak-soğuk gibi dış etkilerden korur.

Saçların rastalı olmasının, mantralardan ve sembollerden oluşan dövmelerin bedene yazılmasının, yöresel hint kıyafetlerinin giyilmesinin, tüm gün boyunca "buğulu ve düşünceli bakışlarla" gezmenin kişilik gelişimine ve tekamüle olumlu-olumsuz bir etkisi yoktur. Bunları yapmak sizi havaya sokuyor ve yoga uygulamalarınızı düzenli yapmanıza teşvik ediyorsa yapın, konuyla ilgisiz buluyorsanız yapmayın; zira bu yapılanlar bazılarının spor kıyafetleri, bazılarınınsa abiye giymeyi sevmesi gibi kişisel tercihlere dayanır. Bizim bakış açımıza göre dışsal görünüm konu dışıdır, bu nedenle tercih de teşvik de etmiyoruz.
Bol yogalı günler dilerim ve bu vesileyle 90. Cumhuriyet Bayramımızı kutlarım!